Acıbadem Hastanesi şikayetleri beklemeden meme kanseri taraması uyarısı yaptı

yaklaşık 9 saat önce
04 Kasım 2026, 09:04
0 görüntülenme
Acıbadem Hastanesi şikayetleri beklemeden meme kanseri taraması uyarısı yaptı

Acıbadem Hastanesi, meme kanseri teşhisi için şikayetlerin başlamasını beklemeden tarama yapılması uyarısında bulundu. Açıklamada meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğu ve rutin taramanın herkes için hayati önem taşıdığı belirtildi.

Acıbadem Hastanesi tarafından meme kanseri teşhisi için şikayetlerin başlamasını beklemeyin uyarısı yapıldı.

Acıbadem Hastanesi tarafından meme kanserinin, kadınlarda en sık görülen kanser türü olup çoğunlukla orta ve ileri yaşlı kadınlarda görüldüğü bildirildi. Tanı alma medyan yaşının 54 olduğu açıklandı. Meme kanseri teşhisi konulan kadınların yaklaşık 10'da 1'i 45 yaşından küçük. Genel olarak, bir kadının hayatının bir döneminde meme kanserine yakalanma riski ortalama yüzde 13 civarında seyrediyor. Bu, her 8 kadından yaklaşık 1'inin meme kanserine yakalanacağı anlamına geliyor. Daha önce meme kanseri geçirmiş olan kadınlarda ikinci bir meme kanseri oluşma riski daha yüksek olduğu belirtiliyor.

Son yıllarda meme kanseri görülme oranları yılda yüzde 1 oranında artmıştır. Bu artış, 50 yaşın altındaki kadınlarda biraz daha fazladır (yüzde 1,4). Bunun nedeni muhtemelen genç kadınların aşırı kilo, daha az çocuk sahibi olma veya 30 yaşından sonra ilk çocuk sahibi olma gibi riski artıran bazı faktörlere daha yatkın olmaları olarak bildirildi. Acıbadem Hastanesi'nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Meme kanseri, akciğer kanserinden sonra kadınlarda kanserden ölümün ikinci en yaygın nedenidir. Bununla birlikte meme kanserinden ölüm oranları 1989'dan beri istikrarlı bir şekilde azalmakta olup, 2023 yılına kadar toplamda %44'lük bir düşüş kaydedilmiştir. Bu durum büyük olasılıkla, tarama yöntemleri ve artan farkındalık sayesinde meme kanserinin daha erken teşhis edilmesinin yanı sıra daha iyi tedavilerin bir sonucudur. Meme kanseri evreleri incelendiğinde vakaların %45,9'unun lokalize evrede tanı aldığı görülmektedir. Meme kanseri teşhisi konulan kadınların yaklaşık %75'inde aile öyküsü veya bilinen risk faktörü bulunmamaktadır; bu nedenle rutin tarama herkes için hayati önem taşımaktadır. Meme Kanseri Risk Faktörleri, her kadının meme kanseri riski değişir. Meme kanseri risk faktörlerinden bazıları, obesite, beslenme ve fiziksel aktivite gibi değiştirilebilecek şeylerdir. Diğer riskler ise yaş, ırk, etnik köken, hamilelik veya genetik gibi faktörleri içerir. Menopoz öncesinde, bir kadının yumurtalıkları vücuttaki östrojenin büyük kısmını üretir. Menopozdan sonra östrojenin çoğu yağ dokusundan gelir. Menopozdan sonra daha fazla yağ dokusuna sahip olmak östrojen seviyelerini yükseltebilir ve meme kanseri riskini artırabilir. Yine de kilo ile meme kanseri riski arasındaki bağlantı karmaşıktır. Örneğin, Menopozdan sonra kilo alan kadınlarda menopoz sonrası meme kanseri riski daha yüksektir. Menopoz öncesinde fazla kilonuz varsa risk daha düşüktür. Aşırı kilolu kişilerin kan insülin seviyeleri de genellikle daha yüksektir. Yüksek insülin seviyelerinin meme kanseri de dahil olmak üzere bazı kanser türleriyle bağlantısı bulunmaktadır. Fiziksel aktivite düzeyini artırmak meme kanseri riskini azaltabilir. Fiziksel aktivitenin meme kanseri riskini nasıl azalttığı tam olarak belli değildir. Bunun nedeni, fiziksel aktivitenin iltihaplanmayı ve hormon seviyelerini etkilemesi olabilir. Yetişkinlerin haftada 300 dakika veya daha fazla aktivite yapması önerilmektedir. Alkol kullanımı meme kanseri riskini artırır. Ayrıca baş boyun ile sindirim sistemi kanserleri gibi diğer kanser türlerinin riskini de artırır. Ne kadar çok alkol tüketilirse risk de o kadar artar. Örneğin, günde 2 alkollü içecek tüketmek, günde 1 alkollü içecek tüketmeye göre meme kanseri riskini daha fazla artırır. Hiçbir miktarda alkol tamamen güvenli değildir. Alkol tüketmemek en iyisidir. Sigara içmek birçok farklı kanser türünün riskini artırır. Bazı çalışmalar, meme kanseri riskini de artırabileceğini öne sürmektedir."

Doğum kontrol hapları

Araştırmalar 10 yıldan uzun süre kullananlarda meme kanseri riskinde biraz artış olduğunu gösteriyor.

Hormon replasman tedavisi

5-10 yıldan uzun süre kullananlarda meme kanseri riskinin arttığı gözleniyor.

Gebelikle ilgili olarak meme kanseri riskini hafifçe artıran 2 durum var. Hiç hamile kalmamak ve 35 yaşında veya daha sonra ilk gebeliği yaşamak.

Çok sayıda gebelik geçiren veya genç yaşta ilk kez hamile kalan kadınların meme kanseri riskinin daha düşük olduğu belirtilerek, "Yine de gebeliğin ve doğumun meme kanseri riski üzerindeki etkisi karmaşıktır. Örneğin, meme kanseri riski, çocuk sahibi olduktan sonraki ilk birkaç yıl daha yüksektir. Daha sonra risk zamanla azalır. Bunun nedeninin, gebelik sırasında ve doğumdan sonra meme dokusu üzerindeki hormonal etkilerden kaynaklanabileceği düşünülmektedir. Çoğu çalışma, özellikle bir yıl veya daha uzun süre devam ederse, emzirmenin meme kanseri riskini biraz azaltabileceğini öne sürüyor. Bu etkinin olası bir açıklaması, emzirmenin gebelik sonrası adet döngüsünün geri dönüşünü geciktirebilmesidir. Ailede meme kanseri öyküsü: Öncelikle anne, kız kardeş ve kızdan oluşan birinci derece akrabalarda meme kanseri öyküsü riski artırmaktadır. Genetik mutasyonlar, Meme kanserlerinin yaklaşık %5-10 kadarı genetik mutasyonla yani kalıtsal geçişle alakalıdır. En çok bilinenler BRCA1 ve BRCA2 gen mutasyonlarıdır. Bu gen mutasyonları olan bir kişinin hayat boyu meme kanserine yakalanma riski %40-80'dir (yaşam boyu meme kanseri riski yaklaşık %20 ila %25 veya daha fazladır). Kanserlerin yaklaşık 10'da 1'i aile içinde aktarılan genetik mutasyonlardan kaynaklanmaktadır. Li-Fraumeni sendromu, Cowden sendromu veya Bannayan-Riley-Ruvalcaba sendromuna sahip olmak veya bu sendromlardan birine sahip birinci derece akrabaların bulunması da riski artırmaktadır. Meme dokusu yoğun olanlarda yağlı meme dokusuna göre artmış risk bildirilmiştir. 40 yaş üzeri kadınlarda meme dokusu yoğun olanlarda yağlı meme dokusuna göre yaklaşık 4 kat rölatif risk bildirilmiştir. Bu grupta genel populasyondan daha erken yaşta taramaya başlanması önerilmektedir" ifadelerine yer verildi.

Başlıca gGörüntüleme yöntemleri

Meme kanserinin görüntülenmesi ve teşhisindeki başlıca yöntemler ve yapılış biçimleri şöyle aktarıldı:

"Düşük Dozlu X-ışını, Mamografi (MG) memenin düşük dozlu rö

#Meme Kanseri#Sağlık#Kadın

Yorumlar (0)

Yorum yapmak için giriş yapın

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!