Göz Uzmanı Köz, bebeklerde iri gözün glokom belirtisi olabileceği uyarısında bulundu

Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Gürbüz Köz, bebeklerde iri göz, sürekli yaşarma ve ışığa hassasiyetin doğumsal glokom belirtisi olabileceği uyarısında bulundu. Erken teşhis edilmezse görme kaybına yol açabilir; ailelerin belirtilerde uzmana başvurması gerektiğini söyledi.
Acıbadem Bayındır Kavaklıdere Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Gürbüz Köz, bebeklerde gözlerin normalden büyük görünmesi, sürekli yaşarma ve ışığa hassasiyet gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
Halk arasında genellikle yetişkinlerde, hatta ileri yaşlarda görüldüğü düşünülen glokom, bilinen adıyla göz tansiyonu, aslında yeni doğan bebeklerde ve çocuklarda da ortaya çıkabiliyor. Acıbadem Bayındır Kavaklıdere Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Gürbüz Köz, doğumsal glokom olarak adlandırılan ve nadir görülen bu durumun erken teşhis edilmediğinde kalıcı görme kayıplarına yol açabilen ciddi bir göz hastalığı olduğuna dikkat çekiyor.
Bebeklerde iri göz glokomun habercisi olabilir
Bebeklerde doğumsal glokomun belirtilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Özlem Gürbüz Köz, bebeklerde gözlerin normalden büyük görünmesinin her zaman estetik bir özellik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek bu durumun doğumsal glokomun işareti olabileceğini ifade etti.
Bebeklerin göz dokularının yetişkinlere göre daha esnek olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özlem Gürbüz Köz, "Göz içi basınç yükseldiğinde bebeklerin henüz gelişimini tamamlamamış göz dokuları bu basınca bağlı olarak genişleyebilir. Bu nedenle doğumsal glokom görülen bebeklerde gözler normalden daha büyük olabilir. Aileler tarafından çoğu zaman güzel ve iri gözlü olmak şeklinde değerlendirilen bu durum, aslında önemli bir göz hastalığının belirtisi olabilir. Özellikle gözlerden birinin diğerine göre belirgin büyük olması halinde mutlaka göz hekimi değerlendirmesi yapılmalıdır" dedi.
Bebeğinizde ışığa hassasiyet ve sürekli göz yaşarması varsa dikkat
Doğumsal glokomda ailelerin dikkat etmesi gereken üç temel belirti bulunduğunu kaydeden Prof. Dr. Özlem Gürbüz Köz, şunları söyledi:
"İlk önemli belirti fotofobi olarak adlandırılan, ışığa karşı aşırı hassasiyettir. Bebekler aydınlık ortamlarda gözlerini açmakta zorlanabilir, ışığa bakmaktan kaçınabilir. İkinci önemli belirti sürekli göz yaşarmasıdır. Herhangi bir ağlama veya enfeksiyon olmaksızın gözlerin devamlı sulanması dikkate alınmalıdır. Üçüncü belirti ise göz kapaklarının istemsiz ve sık sık kasılmasıdır. Bebekte sık göz kırpma ve gözlerini sıkıca kapatma davranışı görülebilir."
Kornea tabakasında meydana gelen bulanıklığın da önemli bir uyarı işareti olduğunu belirten Prof. Dr. Özlem Gürbüz Köz, "Gözün en önündeki şeffaf tabaka olan korneanın saydamlığını kaybederek bulanık, gri veya beyazımsı görünmesi önemli bir bulgudur. Bu belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır" şeklinde konuştu.
Erken teşhis görme kaybının önlenmesinde kritik önem taşıyor
Doğumsal glokomda erken tanı ve tedavinin çocuğun görme gelişimi açısından belirleyici olduğunu söyleyen Prof. Dr. Özlem Gürbüz Köz, ailelere şu uyarılarda bulundu:
"Doğumdan sonraki ilk aylarda bebeğin gözlerinde belirgin büyüme, iki göz arasında boyut farkı, sürekli yaşarma, ışığa karşı hassasiyet veya korneada bulanıklık gibi belirtiler fark edildiğinde zaman kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Doğumsal glokomda erken müdahale, görme fonksiyonunun korunması açısından çok önemlidir."
Ailelerin bu belirtileri yalnızca bebeğin fiziksel özellikleri olarak değerlendirmemesi gerektiği uyarısında bulunan Prof. Dr. Özlem Gürbüz Köz, "Unutulmamalıdır ki erken teşhis ve uygun tedavi, çocukların görme gelişimini korumada en önemli adımdır" dedi.
Kesin tanı için detaylı göz muayenesi gerekiyor
Bebeklerde glokom tanısının kapsamlı bir göz muayenesiyle konulduğunu belirten Prof. Dr. Özlem Gürbüz Köz, muayenenin bazı durumlarda genel anestezi veya sedasyon altında gerçekleştirilebildiğini söyledi. Prof. Dr. Özlem Gürbüz Köz, "Tanı sürecinde göz içi basıncı ölçülür, kornea çapı ve gözün uzunluğu gibi yapısal ölçümler değerlendirilir. Ayrıca görme sinirinin durumu incelenir. Bebeklerin muayene sırasında yeterince uyum sağlayamaması nedeniyle bazı değerlendirmelerin anestezi altında yapılması gerekebilir. Böylece hastalığın varlığı ve gözde oluşturduğu etkiler daha sağlıklı şekilde belirlenebilir" diye konuştu.
Bebeklerde glokomun temel tedavisi cerrahidir
Doğumsal glokom tedavisinde yetişkin glokomundan farklı bir yaklaşım izlendiğini vurgulayan Prof. Dr. Özlem Gürbüz Köz, ilaç tedavisinin çoğunlukla cerrahi müdahaleye hazırlık veya göz içi basıncını kontrol altında tutmak amacıyla kullanıldığını belirtti.
Tedavinin temelini cerrahi yöntemlerin oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Özlem Gürbüz Köz, tedavi hakkında şöyle konuştu:
"Gonyotomi ve trabekülotomi, doğumsal glokom tedavisinde kullanılan başlıca cerrahi yöntemler arasındadır. Bu operasyonlarda göz içi sıvısının dışarıya sağlıklı şekilde akmasını engelleyen direnç ortadan kaldırılmaya çalışılır. Böylece göz içi basıncının düşürülmesi ve görme sinirinin daha fazla zarar görmesinin önlenmesi hedeflenir. Hastalığın durumuna göre bazı bebeklerde birden fazla cerrahi müdahale gerekebilir. Ameliyat sonrasında da düzenli takip büyük önem taşır."
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapın
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!